23 Ekim 2015 Cuma

Hayaller Arıyorum


Ne yazacağımı bilmeden geçtim bilgisayarın karşısına. İlk olarak eski yazılarımı okudum. Yazma konusunda her zaman beceriksiz ve -kitap okumama alışkanlığından mütevellit- yetersiz olduğumu düşünen ben, ilk kez vay hiç de fena olmamış lafını duydu kendinden.

Başkasının hiç de ilgisinin çekmeyeceği önemsiz şeyler yazıyorum. Tamamen kişisel, günlükvari. Herhangi bir sanat değeri yok, tecrübe paylaşımı yok, moda ya da trendlere dair bir şeyler yok, kendin yap projeleri yok. Bazen beğenilmeme, gereksiz yere yazma düşüncesi kaplasa da içimi, sonradan neden blog yazmaya başladığımı hatırlatıyorum kendime. Çok tık alıp para kazanmak mıydı amaç? Tamam itiraf ediyorum bir dönem bu kaygıyı gütmüş olabilirim ama şuan olay çok başka bir yöne kaydı. Amacım elektronik ortamda günlük tutmak. Bazen biraz da iş kafasından uzaklaşmak, rahatlamak. Ama nedense bunu anonim olarak insanlarla da paylaşma ihtiyacı duyuyorum. Günümüz teknolojisi sanırım bizi, yaptıklarımızı paylaşma zorunluluğuna itti. Aslına bakarsan SANANE BENDEN. Bu durum içimize işlemiş. Bloğumu dışarı aktarmam sanırım bu yüzden. Belki ilerde kapatırım ama henüz hazır hissetmiyorum kendimi:)

Bende durumlar aynı, monoton. Yine bekleyişlerdeyim. Beklemelerimin ardı arkası kesilemedi henüz kaç aydır hala bekliyorum. Bu bekleyiş bana sabretmeyi öğretti. Onun dışında yine her gün bir yeni fikir geliyor aklıma, sonra mantıksız geliyor üstünü örtüyorum. Yine yeni heveslere kapıldım. Gitar aldım. Raketimi tozlu raflardan indirdim. Sanırım hastayım. Ne yapacağını bilmeyen kaybolmuş biri gibiyim. İçimde devamlı bir istek, arzu ama neye karşı hiç bir fikrim yok. İşin kötüsü hevesler saman alevi gibi. Birden harlıyor sonra sönüveriyor. Ne istediğimi bilmiyorum, bilsem gerçekleştireceğime adım gibi eminim. Sanırım küçük heveslerim, ne istediğimi bulabilme arzusundan. En azından ne istemediğimi biliyorum. Yıllarca bu şekilde sabah 8:00-akşam 18:00 çalışmamak.

Neyse yahu hayırlısı be gülüm.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder