22 Kasım 2016 Salı

Kalder 25.Kalite Kongresi Ardından

Kalder yine muhteşem bir kongreye ev sahipliği yaptı. Bu benim Kalite kongresine 2. katılışım, gönül ister ki her sene bu deneyimi yaşayayım ama zor tabi.

Kongrenin bu seneki teması "Yeni Normal" idi.

Bir zamanlar uzak Virane kentinde bilge ve güçlü bir kral hüküm sürüyordu. Bu kentin ortasında suyu serin ve berrak bir kuyu vardı. Kral ve saray halkı dâhil bütün kent oradan su içerdi. Bir gece herkes uyurken bir cadı kente girdi ve kuyuya garip bir sıvıdan yedi damla damlattı ve dedi ki: "Bu saatten sonra bu sudan kim içerse delirecek." Ertesi sabah kral ve mabeyincisi dışında herkes kuyudan suyunu içti ve cadının söylediği gibi delirdi. Kral ve mabeyincisi zekilik yaptıklarını düşündüler fakat o kadar delinin içinde akıllı olmak "NORMAL" olmamaktı. O gün boyunca insanlar dar sokaklarda ve pazar yerlerinde birbirlerine şundan başka bir şey söylemediler: "Kral delirmiş, kral ve mabeyincisi akıllarını kaçırmış. Kuşkusuz deli bir kral tarafından yönetilemeyiz." Kral, akşam bir kuyudan kadehin doldurulmasını emretti ve kadehten bol bol içti ve mabeyincisine de içirdi. Kral ile mabeyincisi de artık "NORMAL" olmuştu.

Kahlil Gibran, The Wise King

Kongrenin Işık Saçanları, her daim takip edilecekleri:
Prof. Dr. Özgür Demirtaş: Konuşma tarzına, mimiklerine, heyecanına, bilgi birikimine ve çözüm odaklılığına hasta olunası  Kongrenin yıldızıydı.
Ahmet Şerif İzgören: Zaten hayrandık daha da hayran kaldık. Ya ismi çok tanıdık kimdiii:( diyenler için Şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır diyorum.
Ali Çağatay: Abdullah Gül'e laf sokuşları <3 Ben
Damla Birol: (Türk Tuborg Ceo) Tek kelimeyle My Woman! O karizma, duruş, parıltı tüylerimi diken diken etmeye yetti. damlabirol.com bloğununun bundan böyle azılı takipçisiyim. İş değiştirirken kesinlikle Türk Tuborg'u zorlamaya karar verdim.
Kevin Warwick: İnsan kongrede kendini ne kadar bilim kurgu içerisinde hissedebilir? Tam anlamıyla inanılmazdı. Ortaokul yıllarında çokça haşır neşir olduğum bilim ve gelişmelerden bu kadar uzaklaştığım için kendime küfrettim. Cyborg nedir, yapılan deneyler hakkında çok enteresan bir oturumdu.

Kongrede İlgimi Çeken Bu Konuyu Detaylamasına İncelemeliyim Dediğim Konular:
Cyborg
Endüstri 4:0
Fırsat Eşitliği Sertifikası
Turkish Win ve Binyaprak projesi (Hatta 2 Aralıkta İzmirdeler.)

Maxim Gorki okuyan fırıncı çırağının hikayesi
Sistema Venezzuella (müzik sistemi) araştırılacak (bana neyse:) sadece merak işte)

Okunacak Kitaplar
Ulusların Düşüşü
Dr Jekyll and Mr. Hyde (ah hangi filmi araştırırken duymuştum bu adı bir hatırlayabilsem)
Ana (artık ertelemeye bir dur demenin vakti gelmişti.)

Dip notlar:
Artık şirketlerde performans ölçümü yerine potansiyel ölçümü var

Mutluluk=varoluşu becermek
Varoluş için
1-seveceksin
2-üreteceksiz (haz)

Niteliksel değerler peşinden koşan mutluluğa yakındır, para pul mal mülk insanın hazzını doyuramaz tam tersi boşluğu artırır. (kapitalizm sen nelere kadirsin:( )

olmak>sahip olmak (o yüzden deneyimler mal mülkten daha önemli.)

Kişinin potansiyeli baskı altında çıkar.

Çocuklarınızı başarısızlıklardan korumaya çalışmayın, başarısızlıkları sonucunda potansiyellerini ortaya çıkarmasını sağlayın.

Cam tavan: Feminist kuramdaki glass ceiling (cam tavan), kadın'ın iş hayatında sadece belli bir noktaya kadar yükselebilişi; buranın ötesine ilerlemesinin, karar verme yetkisine sahip insanların -nihayetinde ataerkillikle bağlantılı- bir dizi bilinçli/bilinçsiz düzenlemeleriyle engellenişi durumunu anlatmak için kullanılan mecazi bir kalıp imiş. Bunu da öğrenmiş bulundum.

Söz uçar yazı kalır mantığıyla kongre deneyimlerimi aktarmış bulunayım, umarım devamı gelir diyerekten yazımı noktalayayım.

Kaliteli günler dilerim:)

9 Kasım 2016 Çarşamba

Happy End Şeysi


Görsel sonucu

Yine yeni bir B. ile karşınızdayım.
Zorlu bir süreçten geçeceğimden bahsetmiştim geçenlerde, ahanda şu yazı:
http://selambenb.blogspot.com.tr/2016/10/babaya-itiraflar-seans.html

Umarım iyi haberlerle dönerim demiştim bloğuma, haberler iyi:)

Şimdi buraya yazsam yıllardır yaşadığım iç hesaplaşmamı, can çekişmelerimi, o yoğunluğu aktarabilir miyim? Bilemiyorum Altan.

Üzerimde yaklaşık 9 yıldır biriken bir yükün bir anda kaybolması derin bir boşluk bıraktı bünyemde.
Redd gurubu şu sıfat tamlamasını benim bu durumum için keşfetmiş sanki:

MÜKEMMEL BOŞLUK.

Bir kuş gibi hafifledim efendim, hayat amacım bir nebze sekteye uğradı ne yapacağımı şaşırdım başta ama mutluluk hissi çabucak yer etti bünyemde.

Haa bu arada 1 aylık zaman içinde yerine başka başka endişeler gelmeye başladı o ayrı bir mevzu. Hatta öyle endişeler ki kabuslar görülmeye başlandı.

Yavaş yavaş evlencem kezbanlığı moduna geçiş yapmak istiyorum ama elimde değil içimde yok. Düğün salonları işini otomatikman annemlere pasladım, dediklere her şeye ooo süpermiş diyorum, tabak bakarken bayılasım geliyo, koltuk modellerinden tiksiniyorum. Tek zevk aldığım konu değişik gelinlik modeli bulmaya çalışmak ve bunu ucuza getirmek. Yeni hobim.

İçim sıkıldı, işime geri dönüyorum.

by.