Bu ara kitaplara güzel sardım ama dalga geçilmemesi adına rakam vermiycem:) 1 yılda okuduğum kitap sayısına çoktan ulaştım diye üstü kapalı yazayım.
Dikiş kursuna yazıldım 1500 TL bayıldım. bu konudaki yorumlarım şöyle: Kurs usta olmaya yeter mi? Kesinlikle hayır. Birincisi kurs genel olarak modelistlik ağırlıklıydı. Temel kalıpları ve model uygulamayı öğrettiler. Bunun dışında da 3-5 parça yamuk yumuk bir şeyler diktik. Kimisine göre kurs oldukça faydasız ve gereksizdi ama ben farklı düşünüyorum, kurs temel için yeterli gerisi öğrenciye kalmış. Ciddi anlamda vakit ayrılsa ortaya acayip güzel çalışmalar çıkar. Dikiş dikmekle el becerisi acayip gelişiyor. Kursun tek dezavantajı modele bu kadar vakit ayrılacağına kesinlikle dikişe ayrılmalıydı. Çünkü katılımcıların tek isteği dikiş öğrenmek. Zaten ortada zilyon tane kalıp var. Kalıp öğrenmek isteyen kim:( Hazır söz açılmışken kursun adını da yazalım "Atölye İzmir- Modelistlik" dediğim gibi faydası tartışılır, beklentiyi ona göre tutmak lazım. (Bu arada 3 kez hoca değişti) Dikiş namına şuan için yapabileceğim tek şey hunharca bir şeyler dikmeye çalışmak, kendini geliştirmenin tek yolu bu. Bu hobi iş kıvamına gelir mi, ahh keşke ama işte orası biraz zor be gülüm. (Oysaki bilinçaltımdaki en derin amacım kıyafet üretmek ve bu işten para kazanmak, içimi titreten bir hayal...)
Evimizin atölyesi Letshine Atelier'a devam ama heves ve uğraşı bir kaç tık düştü. Satış yapmak için ürün çıkartmak lazım, sipariş olmadan ürün çıkarınca elinde patlıyor, çıkarmasan bunun yerine model fotoları koyup sipariş üzerine üretim yapsam hem hayaller hayatlar olma riski var hem de birebir üretmediğin fotoları koymak pek hoş değil, güven azaltıyor. 3 -4 ucu boklu değnek, bi çare bulamıyoruz. Şimdilik durukoyuyor kısaca. Maalesef eski haz kalmadı, para kazanmadıkça motivasyon düştü.
Yeni bir hobi, bisiklet sevdasına kapıldık. Spor yapmayı günahım kadar sevmem o yüzden yapmaktan keyif aldığım bir spor bulduğumda resmen ona yapışıyorum. Bu ara Karşıyaka içi her yer bisiklet stayla. Gerçekten keyifli, pozitif enerjiyle doluyor insan.
Tam bir yılannnn..
Yeni bir iş konusuna gelince işler hiç de iç açıcı değil. Şu son 3 yılda 9 firmayla görüşmüşümdür, ya ben gerizekalıyım ya da ortada saçma sapan gereksiz ve amatör bir sürü şirket dolu. Bunu tam olarak objektif olarak değerlendirmiş değilim henüz. Zaten benim amacım gerçekten yeni bir iş bulmak mı buna da emin değilim. Sabah 6.30 akşam 7.30 arası evde olamadığın ve kendine vakit ayıramadığın sürece bence hepsi aynı bok. bu duruma kökten çözüm bulmak lazım.
Durumlar bunlar. Haziranda kırılma noktası yaşanılacak bir gelişme dışında çok da bi action yok bu aralar.
5-6 aya yazarım herhal:)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder