30 Ekim 2014 Perşembe

When i was a child, i was in Amsterdam...



Hello Kittyler. Az sonra ibretlik bir yazı okuyacaksınız. Hazır mıyız?

Geçen yaz yani yıl 2013 temmuz ayında ani bir kararla Amsterdam turu satın aldım. Çünkü gezilecek her yer bitmişti, çünkü bok vardı bi Amsterdam kalmıştı.

Yazarken bile sinirlendim kendime, neyse.

Yakala.co mudur nedir abidik gubidik bi site var ya nasıl gaza geldiysem oradan Amsterdam turu satın aldım. Cahillik işte. Yok şu parası, yok bu parası diye diye 700 TL lik tur zaten oldu 1000 küsür TL. Neyse dedik Amsterdam görecez işte çılgınlıklar şehri, moralimizi bozmadık.

Çok ani ve araştırmadan karar vermemin ceremesini nasıl çektim anlatamam. Vizenin çıkması az kalsın yetişmiyordu, günübirlik İzmir'den İstanbul'a gittik geldik sapık gibi. (Zaten Vizeyi İzmir'den alamıyor olmak ayrı bir şaşkınlık yarattı bende)

Azcık şans ile bunu da hallettik. Büyük gün gelmişti 4 saatlik bir uçuştan sonra taa ebenin hörekesinde olan otelimize yerleştik. Abi Amsterdam bir avuç şehir ama biz merkezine gitmek için 3 vesait yaptık.

Benim surat 5 karış, fiyatları tlye çevirdikçe deli oluyorum, ne para harcayabildim ne gezebildim, gece hayatını bile göremeden geldim. Bak yıl oldu 2014 ben hala rüyamda Amsterdam'da gece ortamlara aktığımı görürürüm. Bilinçaltımın bana oynadığı oyunlar işte...Bok gibi bir 4 gündü. Amsterdam seyahati nasıl mundar edilir bana fena ders oldu. Bi de şu sonuca vardım. Ben olsam hayatta kendimle tatile çıkmazdım. Ne uyuz ne pislik bi şeymişim.

Bunca şeyin üzerine özgüven kaybıyla memlekete geri dönmüş bulundum. Meğer biz Türkler ne tipsiz bir milletmişiz. Gen havuzumuza sıçayım. Türkiye şartlarında gayet kendimi hoş bir tip sanıyorken orada 160 cmlik boyumla adeta bir böcek gibi hissettim.

Coffee Shoplar iyiydi o ayrı mesele:)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder